Muratpaşa Belediyesi’nin 05.08.2026 tarihli meclis toplantısında, 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun olarak hazırlanmış olan 298 ada 71 parselin “Otel Alanı” kullanımına dönüştürülmesi tepki çekti. Türk Mühendis Mimar Odalar Birliği Antalya İl Koordinasyon Kurulu konuyla ilgili bir basın açıklaması yaparak, söz konusu plan değişikliği ile yalnızca mevcut kullanım kararının “Konut Alanı”ndan “Otel Alanı”na dönüştürülmesinin söz konusu olmadığını, Plan değişikliği ve plan notları ile alana ilave ve ayrıcalıklı yapılaşma hakları tanındığını kaydetti.
Parselin güneyinde yer alan doğal sit alanının bu plan değişikliğinden ve önerilen otel kullanımından olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmesi gerektiği vurgulanırken, Falezler üzerinde faaliyet gösteren otel işletmelerinin geçmişte denize ulaşım sağlamak amacıyla tünel, asansör, merdiven ve platform gibi girişimlerde bulunduğu ve bu uygulamalar falezlerin doğal yapısında tahribata sebebiyet verdiği hatırlatılarak, “Bu nedenle söz konusu parselde önerilen otel kullanımının, güneyindeki doğal sit alanı ve falezler üzerinde benzer müdahale ve tahribatlara yol açması söz konusudur” ifadesi kullanıldı.
298 Ada 71 Parsele İlişkin Plan
Değişikliği Hakkında Basın Açıklaması şöyle;
Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, Kışla
Mahallesi’nde bulunan 298 ada 71 parsel, yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama
imar planında “Konut Alanı” kullanımında ve A-4 yapılaşma koşullarında yer
almaktadır.
Muratpaşa Belediyesi’nin 05.08.2026
tarihli meclis toplantısında, 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun olarak
hazırlanmış olan 298 ada 71 parselin “Otel Alanı” kullanımına dönüştürülmesi ve
alana ilişkin plan notları eklenmesine yönelik 1/1000 ölçekli uygulama imar
planı değişikliği uygun bulunmuştur.
Plan değişikliklerinin üst ölçekli plan
kararlarına uygun olması, planlama hiyerarşisinin temel gerekliliklerinden
biridir. Ancak üst ölçekli plana uygunluk, bir plan değişikliğinin tek başına
şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından uygun olduğu
anlamına gelmemektedir. Alt ölçekli planlama sürecinde alanın özgün mekânsal ve
çevresel koşulları ile önerilen kullanımın çevresine getireceği etkilerin
ayrıca ve bütüncül olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Önemle belirtmek gerekir ki söz konusu
plan değişikliği ile yalnızca mevcut kullanım kararının “Konut Alanı”ndan “Otel
Alanı”na dönüştürülmesi söz konusu değildir. Plan değişikliği ve plan notları
ile alana ilave ve ayrıcalıklı yapılaşma hakları tanınmaktadır. Bu nedenle
önerinin, yalnızca bir kullanım/fonksiyon değişikliği olarak değil, aynı
zamanda mevcut yapılaşma koşullarını değiştiren ve alanda ilave yapılaşma
imkânı yaratan bir planlama kararı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Tanınan bu ilave ve ayrıcalıklı yapılaşma haklarının; alanın doğal eşikleri,
mevcut yapılaşma karakteri, ulaşım ve altyapı kapasitesi ile yakın çevredeki
konut dokusu üzerindeki etkileri birlikte ele alınmalıdır.
Söz konusu parselin bulunduğu bölgenin Antalya falezleri üzerinde ve yakın çevresinde yer alan hassas kentsel ve doğal doku ile ilişkisi de bu değerlendirmede dikkate alınmalıdır. Falezler gibi doğal ve çevresel açıdan hassas alanlarda yapılaşmaya ilişkin kararların tekil parsel ölçeğinde değil, alanın bütünü ve çevresiyle olan ilişkisi gözetilerek ele alınması gerekmektedir. Öte yandan plan değişikliği, alanın taşıma kapasitesi ve doğal eşikleri gözetilerek değerlendirilmelidir.
Ayrıca, parselin güneyinde yer alan
doğal sit alanının bu plan değişikliğinden ve önerilen otel kullanımından
olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmesi gerekmektedir. Falezler üzerinde
faaliyet gösteren otel işletmelerinin geçmişte denize ulaşım sağlamak amacıyla
tünel, asansör, merdiven ve platform gibi girişimlerde bulunduğu ve bu
uygulamalar falezlerin doğal yapısında tahribata sebebiyet vermektedir. Bu
nedenle söz konusu parselde önerilen otel kullanımının, güneyindeki doğal sit
alanı ve falezler üzerinde benzer müdahale ve tahribatlara yol açması söz
konusudur.
Özellikle plan notlarıyla getirilen
ilave yapılaşma haklarının; bodrum katı, havuz ve benzeri yapılaşma
unsurlarıyla birlikte falezlerin doğal yapısı ve çevresel dengesi üzerindeki
olası etkilerinin ayrıca incelenmesi gerektiği kanaatindeyiz. Hassas bir doğal
çevrede, parsel bazında sağlanan ilave yapılaşma imkânlarının zaman içerisinde
benzer taleplere emsal oluşturabileceği ve bu durumun falezlerin bütüncül
korunması açısından önemli sonuçlar doğurabileceği de göz ardı edilmemelidir.
Ayrıca konut kullanımının turizm
kullanımına dönüştürülmesi, sürekli nüfus ve buna bağlı sosyal donatı
ihtiyacını azaltıyor gibi görünse de turizm kullanımı farklı ve önemli bir
kentsel yük oluşturmaktadır. Otel kullanımı; servis, ziyaretçi ve çalışan hareketliliği,
giriş-çıkışlar, otopark ihtiyacı ve gün içerisinde değişkenlik gösteren trafik
yoğunluğu nedeniyle bulunduğu çevrenin ulaşım altyapısı ile birlikte
değerlendirilmelidir.
298 ada 71 parselin yakın çevresinde dar
ve ağırlıklı olarak konut dokusuna hizmet eden sokaklar bulunmaktadır. Önerilen
otel kullanımının meydana getireceği ilave araç ve servis trafik yükünün bu
sokakların mevcut kapasitesiyle karşılanamayacağı düşünülmektedir. Bununla
birlikte turizm tesislerinin kullanım biçiminden kaynaklanabilecek gürültü,
servis hareketleri ve gece-gündüz devam eden kullanım yoğunluğunun, yakın
çevredeki konut alanlarının yaşam kalitesi üzerindeki etkileri de göz önünde
bulundurulmalıdır.
Bir plan değişikliğinin
değerlendirilmesinde yalnızca parselin kendi sınırları içerisindeki yapılaşma
koşullarının değil, önerilen kullanımın çevresine ve kentsel sisteme getireceği
toplam yükün dikkate alınması gerekmektedir. Özellikle falezler gibi doğal ve
kentsel açıdan hassas alanlarda, tekil parseller üzerinden sağlanan kullanım ve
yapılaşma avantajlarının, alanın bütünü açısından oluşturabileceği etkilerin
ortaya konulması büyük önem taşımaktadır.
Sonuç olarak; 298 ada 71 parselin konut
kullanımından otel kullanımına dönüştürülmesine ilişkin plan değişikliğinin;
falezlerin hassas doğal yapısı, plan notlarıyla alana getirilen ilave ve
ayrıcalıklı yapılaşma hakları, bodrum ve havuz gibi kullanımların
oluşturabileceği etkiler, mevcut dar ulaşım ağı, otel kullanımından
kaynaklanacak trafik ve servis yükü ile yakın çevredeki konut alanları
üzerindeki gürültü ve yaşam kalitesi etkileri bakımından yeniden ve bütüncül
bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği görüş ve kanaatindeyiz.
Falezler ve yakın çevresinde yapılacak
kullanım ve yapılaşma değişikliklerinin tekil parseller üzerinden değil; doğal
eşikler, yapılaşma yoğunluğu, ulaşım kapasitesi, altyapı olanakları,
turizm-konut dengesi, çevresel etkiler ve mevcut yaşam çevresinin korunması
birlikte değerlendirilerek, bütüncül bir planlama yaklaşımıyla ele alınması
gerektiğini kamuoyunun bilgisine sunarız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.