AESOB Başkanı Dere akaryakıtçıları kızdırdı!

Antalya Petrolcüler Derneği Başkanı ve Mevlana Petrol Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yılmaz, AESOB Başkanı Adlıhan Dere’nin, akaryakıt istasyonlarının bünyesinde faaliyet gösteren market işletmelerine yönelik açıklamalarını haksız ve gerçeklikten uzak bulduğunu bildirdi.
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere’nin açıklamalarını üzüntüyle takip ettiklerini belirten Ali Yılmaz, “Sektörümüzü ve markalarımızı haksız yere hedef gösteren, ticari itibarımızı zedelemeye yönelik ve dayanaktan yoksun bu tür popülist söylemleri şiddetle kınıyoruz” dedi.
Antalya Petrolcüler Derneği Başkanlığı’nın yanı sıra, PÜİS Yüksek İstişare Kurulu Başkan Yardımcısı, TOBB Akaryakıt Sektör Meclisi Başkan Yardımcısı ve ATSO Akaryakıt Meslek Komitesi Üyesi olan Ali Yılmaz’ın açıklaması şöyle:
“Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Sayın Adlıhan Dere’nin, akaryakıt istasyonlarımız bünyesinde faaliyet gösteren market işletmelerini hedef alan, haksız ve gerçeklikten uzak açıklamalarını teessüfle takip etmiş bulunmaktayız.
Gelişen dünya standartları ve değişen tüketici alışkanlıkları, perakende sektöründe olduğu gibi akaryakıt sektöründe de dönüşümü zorunlu kılmıştır. Günümüzde akaryakıt istasyonları yalnızca araçların yakıt ikmali yaptığı yerler değil; 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet veren, vatandaşlarımızın güvenli, hijyenik ve modern bir ortamda her türlü temel ihtiyacını karşılayabildiği mola ve yaşam alanlarıdır. İstasyonlarımız bünyesindeki market, kafe ve pastane konseptleri, iddia edildiği gibi mevzuata aykırı bir “işgal” değil; aksine tüketici taleplerinin, modern şehircilik anlayışının ve uluslararası perakende standartlarının yasal çerçevede hayata geçirilmiş bir yansımasıdır.
Sayın Dere’nin açıklamalarında yer alan kredi kartı komisyonları ve kâr marjları kıyası, akaryakıt sektörünün içinde bulunduğu zorlu ekonomik koşulları ve omuzladığı ağır yükleri ne yazık ki görmezden gelmektir. Bugün akaryakıt bayileri, kuruşlarla ifade edilen kısıtlı kâr marjları ve tüm esnafı zorlayan banka POS komisyonları altında mücadele ederken; diğer sektörlerden farklı olarak devlete sunmakla yükümlü olduğu milyonlarca liralık teminat mektuplarının yarattığı ağır finansal baskıyı da göğüslemektedir.
Bununla da kalınmamakta; istasyonlarımız vatandaşlarımıza 7 gün 24 saat kesintisiz, ücretsiz ve en yüksek hijyen standartlarında tuvalet/lavabo hizmeti sunmakta; su, elektrik, temizlik personeli ve sarf malzemesi gibi her geçen gün artan devasa ek maliyetlere tamamen kendi bütçesinden katlanmaktadır.
İstasyonların ayakta kalabilmesi, kamuya karşı bu ağır maddi yükümlülükleri eksiksiz yerine getirip binlerce kişiye istihdam sağlamaya devam edebilmesi, ancak market ve kafe gibi entegre perakende hizmetlerinin yarattığı katma değer ile mümkün olabilmektedir. Esnafımızın yaşadığı finansal zorluklar tüm ticaret erbabının ortak sorunudur. Ancak bu sorunun çözüm adresi, Türkiye’nin en çok denetlenen, en şeffaf ve kayıt dışılığın sıfır olduğu akaryakıt istasyonlarını kamuoyunun önüne “günah keçisi” olarak atmak değildir.
Bulunulan makamlar, sorunları farklı sektörleri birbirine düşürerek değil; rasyonel, birleştirici ve yapıcı adımlarla çözmeyi gerektirir. Kanunların ve yerel yönetimlerin verdiği ruhsat sınırları içerisinde, tamamen yasal zeminde sürdürdüğümüz faaliyetlerimizin “haksız rekabet” gibi asılsız ithamlarla gölgelenmesini kesinlikle reddediyoruz.
Sektörümüzü ve markalarımızı haksız yere hedef gösteren, ticari itibarımızı zedelemeye yönelik ve dayanaktan yoksun bu tür popülist söylemleri şiddetle kınıyor; ticari hayattaki zorlukların üstesinden gelmenin yolunun ayrıştırıcı değil, tüm paydaşları kapsayıcı yaklaşımlardan geçtiğini kamuoyunun bilgisine saygıyla sunuyoruz.
Saygılarımla”

