Örnek Sanayici

Türkiye’nin lider güneş paneli üreticisi CW Enerji’nin patronu Tarık Sarvan başarısının sırrını açıkladı: “İşin sırrı; doğru karar verebilmekte ve doğru analiz yapmakta. Bunların ikisini yaptığınızda bir de çok çalışırsanız başarılı oluyorsunuz.”

 

Seher Özen Karadeniz / BusinessAntalya Röportaj

CW Enerji fabrikasını Antalya’da kurduğunda, başlarda sıkça duyduğu ‘ne işiniz var Antalya’da İstanbul dururken’ sözlerine aldırmadan şirketini sektörünün üst sıralarına taşıyan Tarık Sarvan, bu yıl yaklaşık 60 milyon dolarlık ihracat hedefliyor.

Karadeniz yaylarında yürürken, yolu kısaltmak için kullandığı kestirme yollarda sis çökünce yolunu kaybetmesinden aldığı hayat dersiyle; ‘doğru iş yapmak istiyorsan kestirmeden gitme’ diyen Sarvan, işindeki başarısının biraz da bundan kaynaklandığını söylüyor. Kararlılığın, bilginin ve çok çalışmanın kendisine ve şirketine başarıyı getirdiğini belirten Sarvan’ın gençlere tavsiyesi ise: “Mutlaka eğitim alarak iş hayatına girin.

CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan’la, businessantalya.com için bir araya geldik. Tarık Sarvan’la üretim rakamları ve yeni ürünlerinden çok;  Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde aldığı ödülü, iş yapma, yönetme biçimini, kendisine ve şirketine başarıyı getiren adımlarını konuştuk.

 

Enerji piyasası CW Enerji’yi yakından tanıyor. Ancak Muratpaşa Belediyesi tarafından Kadınlar Günü’nde, kadın istihdamındaki eşit yaklaşımınızdan dolayı ödüllendirilince bambaşka bir kitle arasında da adınız duyuldu. Ayrıca ödül alan tek erkektiniz. Ödül alırken neler hissettiniz?

Doğrusunu isterseniz böyle bir ödül almayı beklemiyorduk. Ben de şaşırdım. Çok önemli bir şey yaptığımı ödül almak için sahneye çıktığımda, orada hissettim. CW Enerji olarak, asıl görevi çocuk bakımı ve ev işleri olarak görülen kadınlarımızın istihdamına katkı sağlamış olmaktan dolayı böylesi bir ödüle layık görüldüğümüz için de ayrıca gururluyum. Genelde ülkemizde kız çocukları okutulmadığı için çalışma hayatının dışında kalıyorlar. Oysa ki kadınlarımız ev hayatını organize ederlerken gayet becerikli ve disiplinliler. Şu anda üretim tesisimizde çalışan 30-40 yaş aralığındaki kadın personelimiz de zamanında çalışma hayatında kendilerine alan bulamamış, meslek edinememiş olan kadınlarımızdan oluşuyor.  1 aylık eğitimin ardından, üretim tesisimizde çalışmaya başladılar. Gayet titiz ve disiplinli çalışıyorlar. 2016 yılında 102 olan SGK’lı kadın istihdamını 5 buçuk kat artarak 2018 yılı Mart ayında 542’e çıkardık. Hassas bir üretim sürecini içeren güneş paneli üretiminde kadınların maharetli ellerinden faydalanmayı önemsedik. Ayrıca 2018 yılı ortasında çalışan sayımızı yüzde 50’si kadın olmak üzere 2 bin kişiye çıkartmayı hedefliyoruz. İnşallah ülkemizin her yerindeki fabrikalar bizim gibi davranır ve kadınlarımız da kendilerini ispatlayacak bir ortam bulabilirler.

CW Enerji’nin hikayesini biliyoruz. Bize kendi hikayenizden de biraz söz eder misiniz?

Gurbetçi bir ailenin çocuğu olarak 17-18 yaşlarında Almanya’ya gittim. Bu sektörle 1999 yılında Almanya’da tanıştım. Ancak o yıllar sektörün içinde bulunamadım. Profesyonel olarak 2007’den beri sektörün içindeyim. Türkiye’ye 2009 yılında pazar araştırması için geldik. 2010 yılında da şirketimizi kurduk. Makinalarımızı getirdik. Daha piyasa açılmamıştı. İş yoktu. Hal böyle olunca ‘bizim işimizi, işler açılınca kim yapacak’ diye düşündük. Elektrikçiler. Madem iş yok, o zaman işi yapacakları eğitelim diyerek eğitim çalışmalarına başladık. Eğitim verdiklerimize sertifika da verdik. İşler açılmaya başladığında bu ekip öncelikle bizim ürünlerimizi satmaya başladı. Fısıltı gazetesiyle adımız duyuldu.

CW Enerji hali hazırda Türkiye’nin en önemli yenilenebilir enerji üreticilerinden ve Avrupa’nın en büyük güneş paneli üretim tesisine sahip. Bu yıl yapmayı planladığınız yatırımlarla da Avrupa’nın ve Ortadoğu’nun en büyük kapasitesine sahip güneş paneli üreticisi olmayı hedefliyorsunuz?  Bu başarıyı çok kısa sayılabilecek bir sürede, 8 yılda yakalıyorsunuz? Bu hızlı yükselişin dünyanın yenilenebilir enerjiye olan ihtiyacıyla da ilgisi var mı?

Elbette ilgisi var. Başlangıçta Almanya’daki üretim hattımızı söküp buraya kurmuştuk. O yıllarda henüz sektöre ilgi yeterli düzeye değildi. Yukarıda sözünü ettiğim gibi eğitimlere ağırlık verdik. Artık bizim zamanımız geldi. Şu anda fosil yakıtla, atomla dönecek bir döngü kalmadı. İnsanoğlunun yenilenebilir, temiz enerji konusundaki farkındalığı da arttı. Devletimiz de bu politikayı destekleyip sektörün önünü açtı. Bizim de işi biliyor olmamız, daha öncesinde onlarca insana eğitim vermiş olmamız ve gece-gündüz bu işe emek vermemiz bu başarıyı getirdi.

Kendi standartlarımızı ve işin standartlarını belirleyip biraz Türk iş gücü, biraz Alman disiplini hepsini harmanlayınca ve çok çalışınca da yüzlerce insana ekmek kapısı olduk.

İnovatif ürünlerinizle dikkat çekiyorsunuz, istihdam politikalarınızla dikkat çekiyorsunuz, katıldığınız fuarlardan, fuar performansınızla ödül alıp dönüyorsunuz. Bu durumu neyle açıklarsınız?

Karar verme mekanizmasıyla ve eğitimli olmakla çok ilgili.  Bir örnekle bu açıklayayım. Hepimizin beyninde bir avcı var. Ancak ne avlayacağınızı bilmezseniz, önünüze ne gelirse tutar getirirsiniz. Orada da eğitim devreye giriyor. Türkiye’de biri marangoz atölyesi açıyor. İyi iş yapıyor. Diğer avcı beyinler de hemen; ‘iyi iş yapıyor ben de bir atölye açayım’ diyor. Eğitimli bir beyin bunu yapmıyor. Bizim eğitimli beyinlere ihtiyacımız var. Benim sektörüm farklıydı ve kimseye rakip olmadım. Türkiye’ye geldiğimde ‘dönerci dükkanı açayım’ diyebilirdim. Hiç kimsenin yapmadığı bir işle başladık ve başı çeken oyunculardan biri olduk. İşin sırrı; doğru karar verebilmekte ve doğru analiz yapmakta. Bunların ikisini yaptığınızda bir de çok çalışırsanız başarılı oluyorsunuz. Ve kesinlikle kestirmeden gitmeyeceksiniz. Her zaman doğru yoldan gideceksiniz, yolda at değiştirmeyeceksiniz.

Dönerciliği de bilir misiniz?

Gastronomiyi çok iyi bilirim. Almanya’da tek iş yaparak geçiminizi sağlamanız mümkün değil. Ben de fabrikanın yanı sıra, en az iki işte daha çalışıyordum. Gastronomi de bunlardan biriydi. Bu şekilde iyi de bir birikim yaptım. Hatta çok genç yaşlarda Sakarya’da, atadan kalma toprağımızın üzerine bir tavuk çiftliği kurdum.

Üretim kapasitenizde 2018 yılında bir artış planlıyor musunuz?

2017 yılı sonu itibari ile CW Enerji olarak mevcut fabrikamızda 420 MW güneş paneli üretim kapasitesine sahiptik. Bu yılın ortasında 46 bin metrekare büyüklüğünde 920 MW güneş paneli üretim kapasiteli Antalya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni fabrikamıza geçeceğiz. Ayrıca 2018 yılı sonunda ilk etapta 120 MW üretim kapasitesi ile başlayıp 500 MW’a kadar çıkartmayı planladığımız Antalya Serbest Bölgesi’ndeki bir diğer fabrikamız için tüm anlaşmaları da yaptık.

AR-GE ve ÜR-GE çalışmalarınız da çok konuşuluyor. Yakın zamanda yeni bir ürün geliyor mu?

PowerPack dediğimiz ürünü, arazide çalışan insanlarımızın giysilerine yerleştirmeyi düşünüyoruz. Sırtına vuran güneşle cep telefonunu şarj edecek enerjiyi elde etmesini sağlayacak tasarımlar üzerinde çalışıyoruz. Avcılık, yelkencilik gibi sporlarla uğraşanlara yönelik tasarladığımız bu projelerin pilot çalışmaları da bu sene ortaya çıkacak.  Sektörümüzle ilgili şu anda dünya neredeyse biz de o noktadayız.  PERC hücrelerle şu anda üretim yapıyoruz. Yüzyılın kiremidi dediğimiz inovatif ürünü içerinin sıcaklığını ve soğukluğunu koruyacak şekilde daha da geliştirerek pazara sunmak istiyoruz. Bunun haricinde TÜBİTAK’la birlikte yürüttüğümüz, 2 metrekareden alacağımız enerjiyi 1 metrekareden alacağımız panel teknolojileri çalışmamızı da bitirdik.  Bu ürünü piyasaya sunmamız ise  2023’ü bulur.

Bu yıl için ihracat hedefiniz nedir?

Bu yıl yaklaşık olarak 40 ila 60 milyon dolar ihracat hedefimiz var. İnşallah da tuttururuz.

“Biz her açtığımız santralle hem ülkemizi hem de dünyamızı fosil yakıttan kurtarıyoruz.”

 

Kişisel kullanıcıda sizin ürünlerinizin kullanılmasıyla ilgili neler söylersiniz? Antalya için, hatta Akdeniz bölgesi için zaman zaman kent estetiği açısından eleştiri konusu da olan ‘gün ısıların’ yerini ‘panel’ler alacak mı?

Maalesef Elektrik Odaları, İnşaat Odaları ile biz fazla bir araya gelemiyoruz. Bu saatten sonra Antalya gibi bir yerde yapılacak olan bir evin çatısının sadece tek eğimli, ‘güney’ eğimli olarak inşaa edilmesi gerekir. O güney eğime de hem güneş panelinin hem de gün ısısının yerleştirileceği düzeneğin kurulması çok daha mantıklı olur. Bunu henüz Antalya’da gerçekleştiremiyoruz.

Kentin dinamikleri kent için değerli olan bilgi paylaşımını yapıp, yol almakta neden bu kadar yavaş?

İş yükümüz çok sanırım. Belki bizim de eksiklerimiz var. Sonuçta bu bizim sektörümüzle ilgili bir konu, bu işe karar verecek makamlar bu kadar detayı bilmek zorunda değil. Bizim onlara gidip, tanıtıp,  diretip örnek yapmamız lazım.

Sektördeki rekabetle ilgili ne söylersiniz?

Sektörümüzde 30 tane panel üreticisi firma var. Antalya’da sadece biz varız. Müşterimizin ne istediğini anlayıp, satış öncesi ve satış sonrası tüm süreçlerde onların yanında oluyoruz. Paneli herkese satıp kenara çekilelim demiyoruz. Bu tavrımızla da fark yarattığımızı, rakiplerden ayrıldığımızı düşünüyorum. Az ve öz iş yapıyoruz.

Şubat ayında İran’da katıldığınız fuarda çeşitli işbirlikleriyle döndünüz. CW Enerji’nin yurt dışı pazarlardaki hedeflerinden söz eder misiniz?

İran hükümetinin yenilenebilir enerjilerin kullanımı konusundaki 2020 yılı hedefi bizim de o pazara ilgimizi artırdı. Öte yandan olmak istediğimiz pazar, Avrupa pazarı. Standartları her ne kadar ağır olsa da biz Avrupa’da olmak istiyoruz. Oradaki fuarlara da gidiyoruz.

Şu anda güneşin olduğu coğrafya Müslüman nüfusun yoğun olarak yaşadığı Afrika ve Arap yarımadası. Bu topraklarda bizim sektörümüz yüzde 2 -yüzde 3 varlık gösteriyor. Bu pazarlar da bizim hedefimiz. Buradaki devletlerin kanunları henüz oturmadığı için hem onlara yönelik hazırlıklarımızı yapıyoruz, hem de yenilenebilir enerji konusunda hukuki altyapısı hazır olan ülkelerde de fuarlara katılıp, oralarda  büyük projeler yapmaya çalışıyoruz.

Almanya, Romanya, İsviçre, İran, Fas, Kosova, Tunus, Suriye, Irak başta olmak üzere şu anda yaklaşık 12 ülkeye ihracat yaparken yeni fabrikamızla birlikte en az 20-25 ülkeye ihracat yapacağız. Amerika, Avrupa ve Afrika’da yeni pazarlara ürün satmayı hedefliyoruz.

Bir yıl kadar Erbil’de yaşadım. Orada da çok güneş var bir yandan da elektrik sıkıntısı çekiliyor, kentin geneline günde 3-4 saat elektrik veriliyor.  O bölgede de var mısınız?

Oralarda bireysel gidiyoruz. Gündüz güneşten, akşam da aküden kullanacağınız özel depolama ürünlerimiz var. PowerPack dediğimiz enerji paketlerimiz günde 3-4 saat elektrik verilen yerler için düşünüldü. Jeneratör mantığıyla çalışıyor ancak onun kadar gürültülü değil, mazot yakmıyor. Enerjiyi gündüz güneşten, akşamda bataryadan alıyor. Bunları bizden alarak kendi ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar.

İstanbul Fuar Merkezi’nde 5 – 7 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek olan Solarex Fuarı’na hazırlanıyorsunuz. Hem fuar hem de katılımınızla ilgili neler söylersiniz?

Bizim için Solarex İstanbul Türkiye’deki en önemli fuarlardan biri. Bayilerimizle bir araya geleceğiz, hatta ağımıza yeni bayiler ekleme fırsatı yakalayacağız.

Fuarda, Türkiye, Orta ve Batı Avrupa, Balkanlar, Rusya, Kafkaslar, Orta Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika’dan solar endüstrilerinin karar vericileriyle buluşma fırsatı ile birlikte üretim gücümüzü göstererek ticaret hacmimizi artırma fırsatı buluyoruz.

Solarex 2018’de ayrıca ürün ve hizmetlerimizi tanıtacağız. Türkiye’nin dört bir köşesinde tamamlamış olduğumuz küçük ve büyük çaplı çatı ve arazi tipi fotovoltaik, fotovoltaik sulama projeleri, “power pack off-grid”sistem projelerini ziyaretçilerimize anlatacağız. Ayrıca firmamızın Alman teknolojisi ve Türk mühendisliği ile kendi üretimi olan power pack, akıllı kutu kompakt ( invertör, akü, şarj kontrol cihazını bir arada barından tak kullan cihaz), kendi mühendislerimiz tarafından geliştirilen yüzyılın kiremidi (çatıya uygun sızdırmaz güneş paneli, özel kauçuklu, çatıya uygun, su-hava-nem-sıcaklık geçirmeyen, tüm hava koşullarına dayanıklı bir sistem) diye adlandırdığımız çatı kiremitlerimizi, BIPV cam cam renkli hücreli dış cephe kaplama panellerimizi, PERC hücreli panellerimizi ve solar panellerimizi hem yerli ve hem de yabancı ziyaretçilerimiz ile buluşturacağız.

Yenilenebilir enerjiyle ilgili gelecek perspektifiniz nedir?

Türkiye’de benim en çok ulaşmak istediğim noktalardan biri üretimimizin yüzde 99’unu Avrupa’ya satmak. Öyle bir fabrika düşünün ki fabrikanın çalışanları Türkiye’de, maaşını Avrupa ödüyor.  Öte yandan bugün her bir panel 2 çam ağacının karbon salınımını önlüyor. Biz her açtığımız santralle hem ülkemizi hem de dünyamızı fosil yakıttan kurtarıyoruz.

Çevrecilerle aranız nasıl? İşbirliği için kapınızı çalıyorlar mı?

Çevreye en dost enerji biziz. Ancak henüz kapımızı işbirliği için çalan olmadı, belki bu röportajdan sonra olur.

 

“Geçmişi geleceğe taşıyacağımız her noktada canı gönülden olmak istiyorum.”

 

Bir güreş geçmişiniz olduğunu biliyoruz. Biraz bu geçmişten ve bu spora Antalya özelinde yaklaşık 3 yıldır sponsor olarak verdiğiniz destekten konuşalım istiyorum.

Atalarımızdan kalan mirası yaşatmak konusundaki etkinliklere, çabalara hangi sektörden olursak olalım destek vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Teknolojiyi ne kadar takip ediyorsak, geçmişimizi de bilmemiz, gelecek kuşaklara taşımamız gerek.

Güreş, Anadolu’da her yerde mutlaka uzaktan ya da yakından halkımızın ilgilendiği bir spor dalıdır. Benim de çocukluk yıllarımdan bu yana gönül verdiğim bir spor. Halkımızın spora olan ilgisini arttırıcı her alanda gerek şahsım gerek CW Enerji ailesi olarak yer almaktan çok memnunuz. Benden ağalık istediklerinde; kabul edip o yöresel kıyafeti giydiğim zaman, çok duygulandım. Geçmişi geleceğe taşıyacağımız her noktada canı gönülden olmak istiyorum.

Bir süre Avrupa’da yaşamış, orada iş yapmış ve tekrar yurda dönmüş olanlar geçmiş miras konusunda sanki daha hassas ve kıymet bilir. Ne dersiniz?

Avrupalı gurbetçiler için Türkiye çok daha değerlidir. Burada yaşayanlar ülkemizin değerini bilmiyorlar. Avrupa’ya özeniyorlar. Herkes Avrupa’ya yerleşip orada iş yapma hayali kuruyor. Emin olun Avrupa’daki bütün Türkler de ‘memleketime geri dönüp orada bir iş tutsam’ diyor. Biz orada ayrımcılığı yaşadığımız için, kendi ülkemize daha çok sahip çıkmamız gerektiğini, Avrupa’da çok iyi öğrendik.

Antalya sizin için ne anlam ifade ediyor?

Başlarda çoğu kişi bana ‘ne işiniz var Antalya’da İstanbul dururken’ dedi. Yine yurtdışından örnek vereceğim. Küçücük bir köye gidiyorsunuz. Dünya devi bir marka fabrika açmış. Oraya istihdam sağlıyor. Hepimiz İstanbul’a gidersek, Anadolu’nun geri kalanına ne olacak.  Antalya’da çok az kullanılan limanımız var. Az kullanıldığı için kimi bölümleri kapatılıp eleman azaltılıyor. Gücümüzü dağıtmamız gerekiyor. Biz Antalya’nın konumuna baktık ve bu işi burada da yapabileceğimize karar verdik. Fabrikamızı açtık. Kişisel olarak da ben Karadenizliyim, burası da Yörük. Birbirine huy olarak çok benziyorlar. Onlarla konuşurken kendimi Karadenizli biriyle konuşuyormuşum gibi hissediyorum. O duygularla Antalya’ya biraz daha sahip çıktık.

Kahve, keyif işidir deriz. Antalya’da en sevdiğiniz kahve keyfi mekanları nereler?

Şu anda çok güzel ve kaliteli mekanların açıldığını biliyorum. Nereye gitsem keyif alabileceğimi düşünüyorum.

Antalya’ya ilk defa gelecek olanlara şehir merkezinde hangi rotayı izlemelerini önerirsiniz?

Antalya’nın Kaleiçi, Konyaaltı, Lara bölgeleri her biri farklı bir havası olan yerler. Her gelen turist Side, Aspendos gibi tarihi yerleri gezmek istiyor. Bana sorarlarsa Elmalı’yı da mutlaka görmeliler. Elmalı da tarihi ve doğal güzellikleriyle Antalya’nın önemli turistik mekanlarından biri.

Bitirmeden şunu sormak istiyorum. Siz dahil herkes CW Enerji logolu beyaz bir gömlek giyiyorsunuz. Bugünün bir özeliği mi var, hep mi böyle giyiniyorsunuz?

Hep böyle giyiniyoruz. Nasıl ki evde yemek yaparken, bahçede çiçek dikerken ve misafir karşılarken farklı giyiniyorsak, iş kıyafetimiz de ayrı.

Bütün çalışanlarımız, çalıştıkları alanda şirketimizi temsil eden, rahat edecekleri kıyafetlerle çalışıyorlar. Ben, kuralları koyup kendisi uymayan biri değilim. Önce kendim uyarım. Gelme-gitme saatleri de buna dahil. Kendi binmeyeceğim bir servisle elemanlarımı buraya getirtmiyorum. Ben şöyle öğrendim: Yemediğimi yedirmem, giymediğimi giydirmem, çalışamayacağımı düşündüğüm bir ortamda da kimseyi çalıştırmam. Böyle bir eğitimim var. Böylelikle herkes, her birimde görevini seve seve yapıyor.

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir