Yargı Mimarlar Odası’nı Haklı Buldu, Çakırlar’da Yürütme Durduruldu

Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin Antalya ili Konyaaltı ilçesi Çakırlar Mahallesi sınırları içerisinde, Çandır Çayı yatağında TOKİ tarafından yapılması planlanan toplu konut projesine ilişkin verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı açtığı davada Antalya 2. İdare Mahkemesi yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nden yapılan açıklamada; Proje alanının, Boğaçayı’nın en büyük kollarından biri olan Çandır Çayı yatağında, geçmişte kum-çakıl ocağı olarak kullanılmış bir dere yatağında yer aldığının altı çizilirken, AFAD tarafından hazırlanan Antalya İl Afet Raporu’nda da taşkın riski altındaki bölgeler arasında gösterilen bu alanda yoğun konut yerleşimi planlanması, can ve mal güvenliği açısından ciddi riskler doğurduğu vurgulandı.
Bölgede yoğun yapılaşma ve atık su yükü oluşturulmasının, mevcut su kaynakları üzerinde kirlilik riski yaratabileceğine dikkat çekilirken, proje ile tarım alanları ve ekolojik bütünlüğüm bozulacağı, Boğaçayı havzasında aşırı kentleşme ve kum ocakları nedeniyle doğal yapının ciddi tahribata uğradığı, bu alanların korunması gerektiği kaydedildi.
Açıklamada; “Sosyal Konut İhtiyacına Karşı olunmadığı vurgulanırken, “Mimarlar Odası olarak sosyal konut ihtiyacının farkındayız ve bu ihtiyacın karşılanmasını destekliyoruz. Ancak konut üretimi; tarım alanlarını yok etmeyen, su kaynaklarını riske atmayan, taşkın tehdidi oluşturmayan ve bilimsel planlama esaslarına uygun alternatif alanlarda gerçekleştirilmelidir. Kent planlaması; yalnızca yapı üretmek değil, güvenli ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmaktır” denildi.

Mimarlar Odası Antalya Şubesi’nin açıklaması şöyle;
Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak; Antalya ili Konyaaltı ilçesi Çakırlar Mahallesi sınırları içerisinde, Çandır Çayı yatağında TOKİ tarafından yapılması planlanan toplu konut projesine ilişkin verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı açtığımız davada Antalya 2. İdare Mahkemesi yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir.
Sayın Mahkeme; proje alanının çevresel, jeolojik ve hidrojeolojik özellikleri ile mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu kararın hukuka uygun olmadığı yönünde kanaat oluşturmuş; böylece bilimsel verilerin, şehircilik ilkelerinin ve kamu yararının üstünlüğünü bir kez daha ortaya koymuştur.
TOKİ tarafından planlanan proje; toplam 6 etapta 4.574 konut, 2 okul ve 1 camiyi içermekte olup, yalnızca bir etaba ilişkin ÇED Proje Tanıtım Dosyası hazırlanarak “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmiştir. Bu yaklaşım; projenin bütüncül çevresel etkilerinin değerlendirilmemesi anlamına gelmektedir.
İtirazlarımızın temelinde şu hayati hususlar yer almaktadır;
Taşkın ve Afet Riski
Proje alanı, Boğaçayı’nın en büyük kollarından biri olan Çandır Çayı yatağında, geçmişte kum-çakıl ocağı olarak kullanılmış bir dere yatağında yer almaktadır. AFAD tarafından hazırlanan Antalya İl Afet Raporu’nda da taşkın riski altındaki bölgeler arasında gösterilen bu alanda yoğun konut yerleşimi planlanması, can ve mal güvenliği açısından ciddi riskler doğurmaktadır.
İçme Suyu Havzası ve Yer Altı Suyu Riski
DSİ tarafından yapılan incelemelerde; proje sahasının Konyaaltı ilçesinin içme ve kullanma suyunu karşılayan kuyuların beslenim alanı içerisinde kaldığı, yer altı suyu akım yönüne göre memba kısmında bulunduğu tespit edilmiştir. Karstik ve kırılgan hidrojeolojik yapıya sahip bu bölgede yoğun yapılaşma ve atık su yükü oluşturulmasının, mevcut su kaynakları üzerinde kirlilik riski yaratabileceği açıktır.
Tarım Alanları ve Ekolojik Bütünlük
Proje alanı; 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda tarım alanı olarak belirlenmiştir. Bölge; su ekolojik sistemi, orman ekolojik sistemi ve tarım ekolojik sistemi ile bir “eko-coğrafya” bütünlüğü oluşturmaktadır. Danıştay kararlarına konu olmuş bilirkişi raporlarında da vurgulandığı üzere; Boğaçayı havzasında aşırı kentleşme ve kum ocakları nedeniyle doğal yapı ciddi tahribata uğramış olup, bu alanların korunması gerekmektedir.
Hukuki Aykırılık ve İhtiyatlılık İlkesi
Çevresel etkiler bütüncül biçimde değerlendirilmeden ve riskler bertaraf edilmeden verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı; 2872 sayılı Çevre Kanunu’na ve Rio Çevre ve Kalkınma Bildirgesi’nde yer alan ihtiyatlılık ilkesine aykırıdır. Mahkeme tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararı, bu hukuki ve teknik eksikliklerin açık göstergesidir.
Sosyal Konut İhtiyacına Karşı Değiliz
Mimarlar Odası olarak sosyal konut ihtiyacının farkındayız ve bu ihtiyacın karşılanmasını destekliyoruz. Ancak konut üretimi; tarım alanlarını yok etmeyen, su kaynaklarını riske atmayan, taşkın tehdidi oluşturmayan ve bilimsel planlama esaslarına uygun alternatif alanlarda gerçekleştirilmelidir. Kent planlaması; yalnızca yapı üretmek değil, güvenli ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmaktır.
Bu karar; Antalya’da hukukun, kamu yararının ve şehircilik ilkelerinin üstünlüğünün bir göstergesidir. Mimarlar Odası Antalya Şubesi olarak; kentimizin doğasına, suyuna, tarım alanlarına ve geleceğine sahip çıkmaya; meslek alanımızı ilgilendiren her türlü hukuka aykırı uygulamanın takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.”

