Memlekete 1 dolar fazla getirmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız

Antalya, Burdur ve Isparta’daki ihracatçıların çatı örgütü Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) başkan adayı Ramazan Keskin, Ekonomi Muhabirleri Derneği Antalya üyeleriyle bir araya geldi.
Yönetim kurulu üyeleriyle birlikte ekonomi muhabirlerinin karşısına çıkan Ramazan Keskin, seçilmesi halinde gerçekleştirmeyi hedeflediği projeler ve ortaya koyacağı vizyon hakkında bilgi verirken, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
EKİP OLARAK HAZIRIZ
8-9 Nisan’da yapılacak BAİB seçimleri için hazırlıklarının devam ettiğini, tüm üyelerle iletişim halinde olduklarını belirten Keskin, “BAİB seçim sürecine girmiş bulunmaktayız. Artık birinci safhası olan temsilci bildirim yazılarını toplayıp BAİB’e teslim etme sürecinin bitmesine yaklaşık bir hafta kaldı. Bir hafta sonra topladığımız evraklarla birlikte hazirun listeleri yani kesin oy kullanacak üyelerin listesi belli olacak. 9 Nisan saat 13.00’te Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde seçime gideceğiz. Öncelikle bu seçimin bölgemiz ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Biz ekip olarak hazırız” dedi.

YENİ DÖNEMDE FARKLI BİR BAİB İZLETECEĞİZ
BAİB’de göreve geldikten sonra yapacakları projelerin hazır olduğunu anlatan Keskin, “Yapacağımız çalışmalar hazır. Yönetime geldikten sonra da farklı şekillenecek konular tabii ki olacaktır ama önceliğimiz olan konuları belirledik. Zaten 5 yıldır BAİB’in içerisindeyim. Şimdiye kadar edindiğimiz sorunlar ve çözümlerini yansıttığımız konular var. Çözemediğimiz, ‘bunu biz çözeriz’ dediğimiz konular var. Bunlarla ilgili çalışmalarımız sürekli devam ediyor. Bu konuda göreve talip olduk. Ben ve yönetim kurulu üyelerim inşallah yeni dönemde farklı bir BAİB izleteceğiz bölgeye.

ÜLKE İHRACATLA KALKINIR. BİZ BU ŞİARLA YOLA ÇIKTIK
Bürokratik yapısı daha güçlü olan bir BAİB’ten ziyade sahada güçlü ve aktif, sürekli sahada iletişim halinde olan oda ve borsalarla, SİAD’larla, bölgenin gazetecileri ve gerekli tüm kurum ve kuruluşlarla iç içe bir çalışma yapacağız. İhracatı geliştirmek için, memlekete 1 dolar fazla getirmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bu bir dava konusu, çünkü ülke ihracatla kalkınır. Biz bu şiarla yola çıktık. İnşallah hep birlikte güzel bir dört yıl geçireceğimize ve bölgemize ve ülkemize ivme katılacak çalışmalar yapacağımıza inanıyoruz.
OY KULLANABİLECEK ÜYE SAYISI 2 BİN 380
BAİB’in toplam 13 bin üyesi 60 üyesi var ama oy kullanabilecek üye sayısı 2 bin 380. Son iki yılda 20 bin dolar ve üzeri ihracat yapan firmalarımız oy kullanabiliyor. Bu rakamın altında kalan firmalar, üyelerimiz oy kullanamıyor. Yönetime girmeye hak kazanan firmaların da 1 milyon dolar üzeri ihracat yapmış olması gerekiyor. Böyle bir kriter var.”

BÖLGE İHRACATÇISININ EN BÜYÜK PROBLEMLERİ?
Ramazan Keskin bir soru üzerine bölge ihracatçısının en büyük problemlerini şöyle sıraladı:
“Limandaki bir derinlik problemi var. Belli ölçekteki gemiler yanaşamıyor limanımıza. Çünkü derinleştirme çalışması yapılması gerekiyordu. Biz geçen ay Q-Terminal’in genel müdürüyle yaptığımız toplantıda Katar’dan yatırım onayı aldıklarını söylediler. Şu anda master planları hazırlanıyor ve maksimum 2028’in sonuna kadar da bu çalışmayı bitireceklerini ifade ettiler. Sadece BAİB değil tüm oda ve borsalar birlikte bu konunun takipçisi olacağız.
ANTALYA LİMANINDAN RORO TAŞIMACILIĞI
Büyük konteyner gemilerin yanı sıra bizim bir de burada roro gemisi ihtiyacımız var. Bu zaten bizim ana projelerimizden bir tanesi de. Roro taşımacılığını limanımızdan yaparsak, bunu başarabilirsek ki, ben başaracağımıza inanıyorum. Tırlarımızın Bulgaristan’da takıldığını hepiniz biliyorsunuz. Oradaki yoğunluktan kaynaklı tırlarımız 2-3 veya 4 gün süre kaybediyor ve keyfe keder yaptıkları bazı uygulamalar var. Analiz kaynaklı sıkıntılar var. Biz şöyle bir planlama yapmak istiyoruz. Bulgaristan’da bu analizlerin yapılmasının sebebi Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne açılan kapısı yani ilk giriş kapısı olduğu için Bulgaristan’da yapılıyor ve bunun kararını da veren DG SANTE diye bir kurum Avrupa Komisyonu Sağlık ve Gıda Güvenliği Genel Müdürlüğü. Bütün yetki bu kurumda. Biz zaman zaman Bulgaristan’daki yapılan keyfi uygulamalarla alakalı DG-SANTE ile yaptığımız görüşmelerde sorunlarımızı dile getirsek de maalesef bir çözüm bulamıyoruz. Benim fikrim şu, biz Antalya Limanı’na Roro gemisini getirirsek DG-SANTE’ye de şu teklifte bulunacağız. Gerekli görüşmelerini yaptım, olabileceği konusunda olumlu yanıtlar da aldık. Biz limana bir tane Avrupa Birliği gıda normlarına göre bir laboratuvar yapıp bu laboratuvarın tamamını biz üstlenip ama kontrolün tamamını DG-SANTE’ye verilmesi. Çünkü burada bir güven problemi de var. Güvenliği teyit etmek için, bir güven sorunu olmasın diye de laboratuvarı gelin siz işletin ama bizim malımızın burada analizini yapın. Bindirelim Roro’ya, karşıdan artık devam etsin gitsin. Oralarda oyalanmasın. Hem Bulgaristan’ın yaptığı uygulamaları bypas etmiş olacağız. Hem de yaklaşık 5-6 günde tırların vardığı Avrupa’ya 3 günde varmış olacağız. Yani yüzde 50 zaman tasarrufu sağlayacağız.
BİR DENİZ ŞEHRİ OLARAK, DENİZ TAŞIMACILIĞINDAN FAYDALANAMIYORUZ
Ayrı zamanda karayolu ile deniz yolunun arasındaki navlun farklarını da biliyorsunuz. Dünyadaki en ucuz taşımacılık deniz taşımacılığıdır. Ve biz bir deniz şehri olarak, deniz ülkesi olarak bundan faydalanmıyoruz. Bundan en iyi şekilde faydalanmamız lazım. Çünkü son 2-3 yıldan beri Türkiye’deki enflasyondan kaynaklı TL bazındaki girdi maliyetlerinin sürekli yükselmesi ama kurun da bu oranda yükselmemesinden kaynaklı rekabetçiliğimizi kaybetmiş durumdayız. Buna istinaden biz bazı dinamikleri devreye sokmazsak maalesef rakip ülkelerde ciddi pazar kaybediyoruz. Avrupa’da karşımıza Fas, Mısır çıktı. Bunlar niye ön plana çıkıyor? Bizdeki işçilik maliyetleri çok yüksek, neredeyse bizim 15’te birimiz kadar işçilik ödemeleri var. Yani diğer girdi maliyetleri de bizden düşük. Biz rekabet edemez hale geldik. Bir de nakliyeyi düşünün. Hedefimiz altyapımızı güçlendirip, rekabetçi hale gelip, çok çalışarak yeni pazarlar bularak ihracatı arttırmak. Bu bağlamda yapılması gerekenlerin birincisi liman.

HAYALİMİZ; 7/24 ÇALIŞACAK BİR İHTİSAS GÜMRÜĞÜ
İkincisi bir hayalimiz var. Bu hayalimiz Antalya’da 7 gün 24 saat esasına dayalı gümrükleme ve lojistik üssü, bir ihtisas gümrüğü. Çünkü sürekli şikayet ediyoruz. Ama elimizde olmayan konuları şikayet ediyoruz. Ama elimizde olan, çözmemiz gereken konuları hep sonraya bırakıyoruz. Ya da yapmıyoruz. Bizim 7 gün 24 esasına dayalı bu fikrimizde şöyle olacak, işi biten, yüklenen tırlarımız her sektörden sadece sebze meyve değil, bütün ürünlerimiz hiç zaman kaybetmeden proje yapacağımız alana gelecek. Hiç zaman kaybetmeden kontrolleri yapılıp 24 saat yoluna devam edilecek. Biz Bulgaristan’daki problemlere şikayet ediyoruz. Ama burada kaybettiğimiz bir günden bahsetmiyoruz. Benim öncelikle hedeflerim bir limandaki roro ve derinleştirmeden sonra konteyner hattının oluşması. İki, lojistik üssü.
TURİZM İHRACAT SAYILSA TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK BİRLİĞİ OLURUZ
Hizmet sektörü Türkiye’nin tamamı İstanbul’da. Turizm, hizmet sektörünün tabii ki BAİB’e dahil olması demek, BAİB’in şimdiki hacminin 10 katına çıkması demek. Türkiye’nin en büyük birliği olacağız, hizmet sektörünü aldığımız gün. Ben o konuyu araştırdım. Ama maalesef Türkiye’nin tamamını, hizmet sektörünü İstanbul’a toplamışlar. Yani hizmet sektörü birliği var. O da İstanbul’da. Bunun çözümü yok. Keşke olsa. O zaman 35 milyar doları buluruz.

İHRACAT YAPMAK İSTEYENLERE MENTÖRLÜK HİZMETİ
Üyelerimize onlarla daha yakın ve sürekli yanlarında olacağımızı vaat ediyoruz. İhracatı yapmayan insanlar çok zor bir durum olduğu algısı var. Aslında ihracatın çok kolay olduğu ve yapmaları gerektiğini ve nasıl yapacakları konusunda sürekli mentörlük yapmamız lazım. İhracat potansiyeli olan çok sektör var, o işi yapabilecek potansiyel firmalarımız da var. Bunları görüyoruz ama bir şey var ki ateşlenmek istiyorlar. Yani o yolu açmak gerekiyor, biz bunları açacağız. Sürekli yanlarında olacağız.

KÜÇÜĞÜNDEN BÜYÜĞÜNE HER SEKTÖR İÇİN DİJİTAL ANLAMDA URGE
BAİB ne yapar? BAİB üyelerinin pazarlama faaliyetleri için Ur-Ge programı yapar ve ticari heyetler yapar. Asıl iki konusu bu. Yönetimler sadece pazarlama, stratejilerini, bölgelerini, üyelerinin sorunlarının çözümü için lobi faaliyetlerini gerçekleştirir. Mesela yeni bir fikir, çok hoşuma gitti. Biz Ur-Ge yapıyoruz, ekipleri kuruyoruz, uçağa atlayıp 30 firmayı bir araya getiriyoruz, 2 yıl 3 yıl o sektör üzerinde çalışma yapıyoruz, senede 2 kere gezi yapabiliyoruz.
Bir arkadaş dedi ki, bu urgeleri online yapsak olmaz mı, ne kadar basit bir konu değil mi? Sahadan beslenmemiz gerektiği dediğim konu bu, farklı bir göz, farklı bir beyin size bir şey verebiliyor. Bu fikri direkt gündemimize aldım. Bence çok önemli bir fikir, küçüğünden büyüğüne her sektör için dijital anlamda urge yapabiliriz. Yurt dışında bunu talep edenlerle online sürekli bir urge programı yapacağız. Yani senede 2 urge yaparken ayda belki 10 urge yapmaya başlayacağız.”

