Salı Grubu Antalya’nın Suyunu Konuştu

Salı Grubu’nu Antalya’da bilen bilir. Öyle zannediyorum ki iş çevrelerinde bilmeyen yok. Ben ise iki gün önce, ATAV Başkanı Yeliz Gül Ege’yle yaptığımız bir telefon görüşmesi sırasında haberdar oldum. –Siz bunu bir süre buralarda olmayışıma verin.- Salı Grubu Başkanı Muharrem Koç’un davetiyle de dün katılma fırsatı buldum.

Mesleğe ekonomi muhabiri olarak başlamış ve bu görevi İstanbul’da icra etmiş biri olarak, grup ritüelleri bu kadar baskın olan bir oluşumla ilk defa dün, Antalya’da karşılaştım.

Salı Grubu yaklaşık 15 yıldır, her salı ATİK’te, saat 07.50’de istisnasız buluşuyor. Üye ve konuklar birbirini kapıda karşılıyor ve tek tek tokalaşıp, selamlaşıyor. Tokalaşırken sarılmak ve  öpüşmek yasak. –bulaşıcı hastalıklardan korunmak için elbette- Son katılımcı gelinceye kadar büyük bir U oluşturuluyor. Ardından kahvaltıya geçiliyor. Bu kez de kapıda masaların üzerinde duran ıslak mendiller karşılıyor sizi. Ellerinizi silip geçiyorsunuz. Malum yemek yenilecek. Hijyen, grubun olmazsa olmazı belli ki…

Kahvaltı eşliğinde, gruba yeni katılanlar başkanının takdiminin ardından kendisini gruba tanıtıyor.  Her buluşmanın bir konuk konuşmacısı oluyor. Dünkü konu “Antalya’nın denizi atık suyla kirleniyor mu? Musluktan su içebilir miyiz?”, konuk ise  ASAT Genel Müdürü Av. İbrahim Kurt ve ekibiydi. Ayrıca konuyla ilgili üniversiteden ve kamu kurumlarından davetli yöneticiler de toplantıdaydı. Kahvaltı sonunda ise konuk konuşmacı günün konusuyla ilgili sunumunu yapıyor. Ardından, fuaye de grup üyeleri kendi özel sohbetlerini yapabilsin diye kahve molası veriliyor.

Haliyle ben de toplantı sonunda Salı Grubu Başkanı Muharrem Koç’a merak ettiklerimi sordum. Her ay düzenli olarak toplanan grubun özellikle dernek çatısı altına girmediğini, çok fazla kurallı bir yer olmamasını özellikle istediklerini söyledi. Ben de kendisine; girişten ayrılıncaya kadar, Salı Grubu’nun da keskin kurallarının olduğunu hatırlatınca, bunları grup üyelerinin dert etmediğini belirtti. Bir aidat sisteminin ve aralarında para alışverişinin de olmadığını belirten Koç, her buluşmayı bir grup üyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirdikleri bilgisini verdi. Başkan Koç, Salı Grubu’nun Antalya’da iş çevresinde ve iş harici çevrelerde belli bir ağırlığının olduğunu da ayrıca vurguladı. Koç, zaman zaman gruptan önemli iş birlikteliklerinin de çıktığını söyledi.

Salı Grubu’nun bu disiplinli, planlı programlı buluşmalarının Antalya iş dünyasına katma değer yaratmasını diliyoruz.

 

ASAT Genel Müdürü İbrahim Kurt; “Bellek’te 59 bin metreküp suyu arıtıyoruz. Ancak 22 bin metre küpünün parasını alıyoruz.”

ASAT’la ilgili olarak ayrıntılı sunumu ekibine bırakan ASAT Genel Müdürü Kurt, Antalya’nın Türkiye’de hizmet alanı en geniş 3. il olduğunu ve yatırımlarını da sadece yerleşik nüfusu değil, şehre gelen turisti de dikkate alarak yaptıklarını vurguladı.

Yaklaşık 14 milyon kişiye su hizmeti verdiklerini belirten Kurt, bütün acil çağrılara 24 saat içinde cevap verebildiklerini açıkladı. En büyük arıtma tesisinin Hurma’daki olduğunu hatırlatan Kurt, Ormana, Akseki gibi yazın kalabalık kışın nüfusun azaldığı kente uzak bölgeler için geliştirdikleri arıtma sistemleriyle de ödül aldıklarına dikkat çekti.

Ancak, Kurt’un bir de serzenişi vardı: “Bellek’te 59 bin metreküp suyu arıtıyoruz. sadece 22 bin metre küpünün parasını alıyoruz. Kalan kısmın parasını ASAT aboneleri ödüyor” diyerek oteller bölgesinin yeraltı suyu kullanımına dikkat çekti ve bu yolla tüketim yapmamaları konusunda uyarıda bulundu.

ASAT’la ilgili detaylı bir sunum yapan Atık Su Daire Başkanı Ramazan Akın’ın sunumundaki dikkat çekici başlıklar ise şöyle;

*Antalya iline ait 32 adet Atıksu Arıtma Tesisi, 185 adet Atıksu Terfi İstasyonu var.

*2017 yılında Antalya’da günde ortalama 565.615 m3, yılda 208.000.00 m3 atıksu arıtıldı.

*Son 3 yılda 12 milyon TL’ye yakın teşvik aldık ve bu teşvikle birçok tesisi yeniledik ya da yeni arıtma tesisi açtık.

*Arıtmanın önemli kısmı çamur çekmek, yoksa denize gidiyor. 2014-2017 yılları arasında 47.306.383 TL’yi çamur çekmek için harcadık. Çektiğimiz çamurları ‘çamur keki’ yapıp enerji elde etmeleri için çimento fabrikalarına gönderiyoruz. Çünkü linyit kömürü kalitesinde.

*DOT köye kurduğumuz tesisle arıtma suyuyla çiftçi tarlasını suluyor.

*Online, Çıkış Suyu İzleme çalışmalarıyla kirliliği kontrol ediyoruz.

*Önümüzdeki yıllar Serik, Belek ve Kemer’e yeni tesisler yapacağız.

*Kimi uzak noktalarda, zaman zaman denize atık su karışması söz konusu olsa da Antalya merkezde, denize atık su karışmıyor.

ASAT Teknik Genel Müdür Yardımcısı Osman Yıldız da içme suyunun 24 saat online olarak kontrol edildiğini belirterek;

*Antalya’da musluktan su içebilirsiniz.

*1.000’in üzerindeki noktada İçme Suyu İzlemesi yapıyoruz.

*Kullanıcı yumuşak su istiyor ancak sert su insan sağlığı için daha yararlı.

dedi.

Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Cenker Ateş de kendilerinin de değişik noktalardan örnekler alarak incelemeler yaptıklarını belirterek Antalyalılara musluktan su içebileceklerini söyledi.

Ben de suyu musluktan içmeye başlayacağım çünkü Akdeniz Üniversitesi Kardiyoloji bölümü öğretim üyesi Umut Tandoğan, musluktan gelen suyun sitelerde, binalarda ve evlerde ayrıca arıtmadan geçirilerek içilmesinin insan sağlığını olumsuz etkilediğini söylüyor. Bu konuyu ileriki haftalarda kendisiyle daha ayrıntılı konuşacağız.

Toplantıya ayrıca Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Merdun da katıldı.

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir