Davut Çetin ; 2018 Yılı Temasını Antalya 4.0 Olarak Belirledik

Seher Özen Karadeniz

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO), düzenlediği basın toplantısında; 2017 yılının ekonomik sonuçlarını değerlendirdi, 2018 yılına ilişkin beklentilerini paylaştı. 

ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, oda olarak 2018 yılını “Antalya 4.0” olarak belirlediklerini söyledi. Bu yıl ikincisi gerçekleştirilen “Piyasa Anketi”nin sonuçlarının da açıklandığı toplantıda, ‘piyasa  anketini’ çok önemsediğini belirten Çetin;  “Çünkü merkezdeki ticaret sadece ekonomi değildir, aynı zamanda kentin sosyal hayatıdır, kültürünün bir parçasıdır” dedi.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın basına yönelik düzenlediği değerlendirme toplantısında, 2017 yılının ekonomik sonuçları ve 2018 yılına ilişkin beklentiler değerlendirildi.  Su Otel’de yapılan toplantıya;  ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Hüseyin Barut, Yönetim Kurulu Üyeleri Tayfun Kavukçu ve Osman Avşaroğlu katıldı. ATSO tarafından hazırlatılan “Piyasa Anketi”nin sonuçlarının da paylaşıldığı toplantıda; turizmden tarıma, kent kültüründen yerel markalaşmaya kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunuldu.

Üç bölüm halinde gerçekleşen toplantının ilk bölümünde; 2017 yılının ekonomik sonuçları değerlendirilirken 2018’e ilişkin beklentiler paylaşıldı. İkinci bölümde ise  ilki geçen sene yapılan “Piyasa Anketi”nin sonuçları açıklandı ve  ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, basın mensupları için sonuçları yorumladı. Son bölümde ise ATSO’nun  meslek örgütü olarak, kentin tüm dinamiklerini içine alacak şekilde planlayıp hayata geçirdiği çalışmaları hakkında bilgi verildi.

Oda olarak 2018 yılının temasını; ‘Antalya 4.0’ olarak belirlediklerini açıklayan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, “Antalya 4.0, akıllı ekonomi ve akıllı kent bileşenlerinden oluşmaktadır. Türkiye’de küçük çaplı akıllı kent projeleri başlamıştır. Antalya’da da Büyükşehir Belediyemiz akıllı trafik, akıllı sağlık gibi projeler başlatmıştır. Fakat endüstri 4.0 çağı çok hızlı ilerlemektedir. Akıllı ve entegre otomasyon bütün sektörleri ilgilendiren bir konudur. El emeğinin geçerli olduğu bir alanda bile yapay zeka çığır açacaktır. Avrupa birliğinin smart city 4.0 konusunda desteklediği bir proje bulunmaktadır. Bizim de bu konuda ilerlememiz gereklidir. Aksi halde turizm ve tarımda bugünkü avantajımızı gelecekte kaybedebiliriz” dedi.

Bu yıl ikincisini yaptıkları piyasa anketini çok önemsediğini belirten Çetin;  “Çünkü merkezdeki ticaret sadece ekonomi değildir, aynı zamanda kentin sosyal hayatıdır, kültürünün bir parçasıdır. Turizmi, tarımı, sanayiyi, sayılardan, fiyatlardan, ihracattan izleyebiliyoruz, İnşaat veya konut sektöründe satışları ve ruhsatları izliyoruz. Antalya 2016’da turizm krizi yaşadı, 2017’de turist sayısı %58 arttı, gelir kaybı olsa da daha iyi bir yıl yaşandı. Ticaretin durumu ise daha farklı, birçok işyeri kent merkezine turist gelip alışveriş yaparsa çalışıyor. Giyim gibi sektörlerde ise AVM’lerin etkisi var” dedi.

Büyük şirketlerin ekonomi büyüdükçe büyürken, küçük işletmelerin ve esnafın yapısal sorunlar yaşadığını dolayısıyla kent merkezindeki ticaretin ve esnafın durumunun daha fazla konuşulması gerektiğini belirtti.

Otomobil Üretimi, Satışı ve İhracatı Son Üç Yılda Yükseldi.

Geçen yıl 28 milyon beyaz eşya üretildiğini, bunun 20 milyonunun ihraç edildiğini, 8.5 milyonunun iç piyasada satıldığını söyleyen Çetin, 1 milyon adette ithal beyaz eşya satıldığını belirtti. İhracatta Avrupa pazarının başı çektiğini, ihracatın 142 milyardan, 156,8 milyar dolara çıktığını bunda da otomotiv, kimya ve çelik sektörlerinin etkili olduğunun altını çizdi. Bu şekilde sanayide çarkların döndüğünü, kapasite kullanımı verilerinin de sanayi üretiminde artışın devam ettiğini gösterdiğini söyledi.

Hem firma yöneticilerinin hem de tüketicilerin beklentilerini ölçen reel kesim güven endeksinin de son aylarda iyileştiğine dikkat çeken Çetin; terör, siyasi gerginlik, kur artışının bu güveni azalttığına vurgu yaparken, kasım ve aralık ayında yaşanan düşüşün ocak ayında tekrar toparlandığının da altını çizdi. Çetin: “2016 yılında yaşanan olağanüstü durumlar nedeniyle ekonomide tıkanma yaşanınca Kasım ayında kredi teşvikleri başladı. O dönemde toplam krediler 1.7 trilyonun altındaydı, bir yılda yaklaşık 400 milyar TL artış oldu. Bu artışın önemli kısmı reel sektör kredileri oldu ve KOBİ’ler de bu kredilerden yararlandı” dedi.

Tahsilat Sorunu 2017’de Azaldı…

Kredi teşviklerinin uygulanmasının bir sonucu olarak tahsilat sorunun 2017’de azaldığına dikkat çeken Çetin, protestolu senetlerin 2017’de aynı kalmasına karşın, karşılıksız çek sayısının ve oranının %2.2’ye düştüğünü belirtti.

Ekonomideki olumlu gelişmelerin yanı sıra olumsuz kimi gelişmelerinde olduğunu söyleyen ATSO Yönetim Kurlu Başkanı Çetin şu açıklamalarda bulundu: “2017 büyümesi baz etkisi ile istisnai bir durumdu, 2018 büyümesinin %5’e yakın düzeyde olacağı tahmin ediliyor. Geçen yıl iç taleple büyüdük, bu yıl ihracatla büyüyeceğiz. Bu nedenle iç piyasaya çalışan KOBİ’ler ve küçük işletmeler zorlanacaktır. Cari açık sorunu ve döviz ihtiyacı sorunu devam ediyor. Bu yıl ihracatımız 157, ithalatımız 233 yani dış ticaret açığımız 76 milyar dolar. Turizm gibi hizmet ihracatı geliriyle cari açık 40 milyar gibi yüksek bir düzeyde. 60 milyar dolar kadar da dış kredi ödemesi oluyor. Yani bu yıl dış dünyaya 100 milyar dolar borçlandık. Bu yıl borsaya 3 milyar dolar, tahvile 23 milyar dolar döviz geldi, 7 milyar şirket yatırımı geldi, gerisi ise kredi yenilemeyle karşılandı. İhracatımızın katma değeri ve teknolojik içeriği halen düşük. İhracatımızın kilosu 2017 yılı TİM verilerine göre 1.28 dolar düzeyinde.”

“Ürettiklerimizden 1 Ton İhraç Etsek, Ancak 1 Akıllı Telefon Alabiliyoruz”

ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Çetin, sektörlerde ihracatın kilo değerini açıklarken; “1 kg. bilgisayarı 600 dolardan, akıllı telefonların kilosunu 2 bin dolardan ithal ediyoruz. Bizim ürettiğimiz ve ihraç ettiğimiz elektrik ve elektronik eşyadan 1 ton ihraç edebilirsek ancak 1 bilgisayar veya 1 akıllı telefonun ithal giderini karşılayabiliyoruz. İşte bu nedenle sadece, ihracat gelirimizin toplamına bakarak ihracatı değerlendirmek yetmiyor. Hangi ürünü üretirsek dünya pazarında talebi olur satabiliriz? Hangi ürünün kg. fiyatı daha çok döviz getirir? gibi konulara da ilgi duymamız gerekiyor” dedi.

Büyümede Antalya Etkisi

Geçen yılla birlikte değerlendirildiğinde geleneksel esnafın gittikçe yok olduğunu ve yerini zincir mağazaların aldığını belirten Çetin, “Ortaklı işyerlerinden zincirlere doğru gidiliyor. İnsanlar geçen yıldan bu yana sadece bir alanda değil, farklı sektörlere yatırım yapma eğilimindeler. Marketlerde ve gıdada azalma yaşanırken, kuyumda artış var. Kredi kullanımı da bu yıl artmış” dedi. Çetin, finansman sorunun devam ettiğini, bu sorunun aşılabilmesi için yapısal reformlara ihtiyaç olduğunu, eğitimden hukuk alanına, basından STK’lara, daha özgür bir ortama ihtiyaç duyulduğunu, yerel markaların desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye ekonomisine ilişkin 29 Mart’ta yapılacak değerlendirme toplantısında,  2017’de %7’yi aşan oranda büyüme sağlandığının belirtileceğini, Türkiye’nin büyümesindeki etkinin başta Avrupa ekonomisinin canlanması, kredi ve istihdam teşvikleri, dayanıklı tüketimde vergi indiriminden kaynaklanmasının yanı sıra, turizmde Antalya öncülüğündeki artışın da etkili olduğuna dikkat çekti.

“Kent merkezinin ticaretini gözden geçirmek zorundayız.”

Konu turizme geldiğinde ise Çetin; “Turisti kente sokmanın bir yolunu bulmalıyız. Ben kent merkezine kaç tane turist geliyor bilmiyorum. Öte yandan Roma, Barselona gibi Avrupa kentleri “kent merkezinde turist istemiyoruzdiye pankart asıyor. Diğer yandan Kaleiçi’nden Kalekapısı’na kadar kent imitasyona teslim olmuş durumda, kent merkezinin ticaretini gözden geçirmek zorundayız” dedi. İstanbul’dan sonra Antalya’nın istihdamda ikinci sırada yer aldığına işaret eden Çetin, bu sene yeni verilecek istihdam desteğiyle Antalya’nın iyi bir noktaya geleceğini söyledi. İş davalarının çok uzun sürede sonuçlandığına dikkat çeken Çetin, uygulamaya konulan “arabuluculuk” konusunda Antalya’nın, Türkiye sıralamasında sonlarda yer aldığını, bu yılki hedeflerinden birinin de bu sıralamayı yükseltmek olduğunu söyledi.

ATSO’nun hem üyeleri hem de kentin geneli için yaptığı çalışmalardan da söz eden Çetin; devletin verdiği desteklerden, çoğu ATSO üyesinin habersiz olduğunu hatırlatarak, Mart ayında ‘Devlet Destekleri Zirvesi’ yaparak destekleri tanıtacaklarını açıkladı. Çetin, üyelerin odayla gerçekleşecek işlerini hızlandırmak için bütün sistemi digital ortama taşıdıklarını belirtti. Antalya Kültür Sanat’la kentin sanat hayatına, Yelken Yarışlarıyla da spor hayatına katkı sunduklarının altını çizen Çetin, bundan sonra Yelken Yarışları’nı Konyaaltı Belediyesi ile ortak yapacaklarını söyledi. Ayrıca yine Mart ayında kentle ilgili, kentlinin beklentilerini tespit edip bu doğrultuda yol almak için araştırmacı Güven Sak’ın organize edeceği, kentin tüm dinamiklerinin –yerel yönetimler, STK’lar, SİAD’lar, TMMOB’lar vb.- çağrılı olacağı bir arama konferansı yapacaklarını açıkladı. Kentin sorunlarının ve ihtiyaçlarının açık açık konuşulması gerektiğini, böylelikle çözüm yaratılabileceğini vurgulayan Çetin, “Yıllarca kentimizde sadece  1 adet AR-GE merkezi var dedik. Sonunda bu sayıyı 14’e çıkarmayı başardık. Şimdi de “tasarım merkezi” az diyoruz. Sayıyı arttırıncaya kadar bu konuda da tüm platformlarda ihtiyacı dile getireceğiz” dedi.

Basın mensuplarının ekonomi ve gündeme yönelik sorularını da yanıtlayan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Çetin, businessantalya.com’un “Kaleiçi’nden Kalekapısı’na kadar turistin mecbur kaldığı imitasyon dükkanlarının neden bir türlü tasarım içerikli dükkanlara dönüştürülemediğine ilişkin sorusuna “Biz ilgililere uyarılarımızı yapıyoruz. Bunun ötesinde elimizden bir şey gelmiyor” dedi. Yöresel ürünlerin tescillenmesi konusunda Antalya Ticaret  Borsası’nın da çalışmalarının olduğu hatırlatılarak yöneltilen bir diğer soruya da; tescil ve coğrafi işaretler konusundaki çalışmaları TOBB’un çatısı altında birlikte yürüttüklerini ancak ürünleri paylaştıkları için herkes kendi alanındaki ürünlerin çalışmalarını takip ettiğini,  kendilerinin şu anda Piyaz için başvuruda bulunduğunu, Turunç Reçeli ve Kabak Tatlısı için de çalıştıklarını belirtti. Yıl sonunda yapılması planlanan seçimlerin, seçim ekonomisini gündeme getirip getirmeyeceğine ilişkin soruyaysa; “ Bunu şimdiden bilemeyiz ancak seçim ekonomisi başta bir rahatlama sağlasa da sonunda sıkıntısını biz çekiyoruz” şeklinde cevap verdi.

Toplantı, basın mensuplarıyla çekilen toplu fotoğrafın ardından sona ederdi.

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir